Yazı Detayı
06 Eylül 2020 - Pazar 22:16 Bu yazı 384 kez okundu
 
BİR YUDUM SEVGİ
AYSUN YILMAZ
 
 

BİR YUDUM SEVGİ

Her sabah işe gitmek için dışarıya çıktığımda köşe başından bana doğru koşan, ayaklarımın arasında zikzaklar çizip mutlu olduğunu belli eden, çeşitli sevimlilikler yapan, tatlı siyah bir kedim var. Adı zeytin. Güzel bir güne başlamama neden olan bu sevimli kedi ana yol ayrımına yaklaştığımızda onu sevmem için sürdürdüğü ısrarlı tavırlarını bir anda bırakıyor. Olduğu yerde kalıp, ben köşeyi dönene kadar gözlerini benden ayırmıyor. Kendine güvenli bir alan oluşturmuş belli ki. Gün içerisinde kötü muameleye maruz kaldığından mıdır bilmiyorum. Fazla uzaklaşmıyor. O an aklıma İzmir de akaryakıt istasyonunda yaşanan o üzücü haber geldi. Hayatımda duyduğum en korkunç ifadelerden biri olan “Onun geçmesini mi bekleyecektim “diyerek minibüsüyle köpek yavrusunun üzerinden geçen ölümüne sebep olan ve anne köpeğin çığlıklarına kulak kapayan birinin varlığı beni fazlasıyla rahatsız etti.

Peki, bu tip vicdan yoksunu, insanlıktan nasibini almamış ve her an başka bir canlıya zarar verme eğilimi olan kişiler elini kolunu sallaya sallaya aramıza da gezebilmesine ne demeli bilmiyorum. Alenen bir canlıyı öldüren ve özrü kabahatinden büyük savunmasıyla insanlığın vicdanını sızlatan ve akıllara durgunluk veren bu olayın yaşanmasında mevcut hukuki sistemimizde TCK 151. Maddesinde hayvanlar mal statüsündedir ibaresinin yer almasının payının büyük olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda hayvan öldürme   mala zarar verme suçu kapsamında değerlendirilmesi ve suç bakımından hayvanın yaşama hakkı veya vücut bütünlüğü koruyamamasına sebebiyet vermektedir. Korunan hukuki yarar bireyin mülkiyet hakkıdır. Zira bu madde sadece sahipli hayvanlar için geçerlidir. Sahipsiz hayvanlar bu madde kapsamında korunmamaktadır. Diğer bir deyişle aynı hareket sahipsiz hayvana karşı gerçekleştirilse, suç kapsamına girmemektedir.

Suç, takibi şikâyete bağlı suçlardandır. Peki, hayvan hakkı savunucuları sivil toplum kuruluşları ya da hayvan sevgisi olan bireyler olmazsa ölen bir can değil, onu öldüren suçlu değil mi diyeceğiz?  Neresinden baksanız bakın duyarsız, doğaya saygısı olmayan canlıya yaşama hakkı tanımayan, empati duygusundan yoksun bir dünyada yaşamak iç karartıcı bir durum. Bizler gibi nefes alan, yaşayan hayatta kalma mücadelesi veren canlıların hukuksal anlamda mal statüsünde görülmesi ne kadar büyük haksızlık olduğunu bir ağızdan haykırmadığımız sürece yasalarda değişiklik beklemek pek de mümkün görünmüyor.

Sevgi bekleyen bir yudum su, bir kap yemek için gözlerinin içine bakan kimseye zararı olmayan bu canlıları hala mal gözüyle bakan zihniyetlere ulaşamadığımız sürece bu üzücü haberlerin sayısının günden güne artacağı kesin.

 Bu kötülüğü yapanların hak ettiği cezayı çektiğini görebilmeyi çok isterdim. Kötülerin cezalandırılmadığı bir hayatı yaşamak ne anlam ifade ediyor insanoğlu için bunu gerçekten merak ediyorum.

AYSUN YILMAZ….

 
Etiketler: BİR, YUDUM, SEVGİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı